SAĞLIK KÖŞESİ

Sağlık Köşemiz

Beslenme: Anne karnından itibaren bir insanın sağlıklı olarak büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan besin öğelerinin yeterli miktarlarda alınması ve bu besin öğelerinin vücut tarafından da kullanmasıdır. Bu nedenledir ki vücudumuzun sağlıklı çalışabilmesi, hastalıklara karşı dirençli olabilmesi için yeterli ve dengeli beslenme oldukça önemlidir.

SEBZE ve MEYVELER 
Sebze ve meyveler vitamin ve mineraller bakımından en zengin kaynaklardır. Folik asit, A vitamini, beta-karoten, 
E, C, B2 vitamini, kalsiyum, potasyum, demir, magnezyum, posa ve diğer antioksidan özelliğe sahiptir. Sebze ve meyveler, içermiş oldukları vitamin ve mineraller sayesinde büyüme ve gelişmeye yardım eder, hücrelerin yenilenmesine ve dokuların onarılmasında destek olurlar. Vücudumuzun düzenli çalışmasına destek olur. Deri, göz sağlığı gibi en temel gerekli vitamin ve mineralleri içerir. 

C vitamini sayesinde diş ve diş eti sağlığını korur. Kan yapımında görev alan enzimlerin düzenli çalışmasını sağlar. Hastalıklara karşı vücut direncini arttırır. Sebzeler çeşitli renkler içermektedir. Bu renkler ağırlıklı olarak bazı gurup vitamin ve mineralleri daha fazla içerir. Örneğin yeşil renkli olanlar C vitamini gibi. Bu nedenledir ki sebze ve meyvelerimizi tüketirken her çeşitli renk ve türlerden olanları tercih etmemiz gerekmektedir. Örneğin, koyu sarı sebzeler (havuç, patates), koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, marul, kıvırcık, pazı, semizotu, brokoli vb), nişastalı sebzeler (patates, bezelye) ve diğer sebzeler (domates, soğan, taze fasulye) dengeli bir şekilde tüketilmelidir. 

Meyveler ise içerdikleri besin öğeleri ve miktarı bakımından farklıdır. Bu nedenle tüketimlerinde çeşitlilik sağlanmalıdır. Genellikle, turunçgil grubu ve çilekler vitamin C, kiraz, kara üzüm, karadut diğer antioksidanlardan zengin iken; muz, elma gibi meyveler potasyumdan zengindir.


Kulağınıza küpe;

- Sebze ve meyveleri mümkün olduğunca çiğ tüketmeyi tercih edin. Yenilebilen çeşitlerin kabuklarını soymayın. Ancak çok iyi yıkamayı da ihmal etmeyin. Eğer soymanız gerekiyorsa mümkün olduğunca ince soyun. Birçok vitamin ve mineral, sebze ve meyvelerin özellikle dış yapraklarında, kabuğunda veya kabuğun hemen altındaki kısımlarında bulunmaktadır. 
- Sebzeleri yıkarken suda uzun süre bekletmemek gerekir. Bekletme sırasında bazı vitaminler suda çözünürler, besin değeri azalabilir. Sebzeleri yıkarken sirkeli suda bekletmek tavsiye edilir. Daha sonra iyice durulanmalıdır. 

- Yeşil yapraklı sebzeler oldukça çok su içermektedir. Bu nedenlerdi ki sebze yemeği pişirirken ekstra su konulmamalı, sebzenin suyunu saldıktan sonra yeteri düzeyde su eklenmelidir. Vitamin değerini koruyabilmesi için mümkün olduğunca susuz ve katısı yoğun olmalıdır. 
- Derin dondurucu saklanan sebzeler çözünmeden direk tencereye atılarak pişirilmelidir. 
- Özellikle yeşil yapraklı sebzeler pişirilirken yeşil rengi daha diri kalsın diye yemeklere soda eklenmektedir. Eklenen bu soda sebzenin içermiş olduğu vitamin ve mineral kaybına neden olmaktadır. 

- Sebzelerin haşlama suyu kesinlikle dökülmemelidir. Dökülürse vitamin C, B2, folik asit gibi birçok vitamin ve mineral kaybına neden olur. 
- Meyve ve sebzelerin sularını tüketmek yerine, bütün olarak tüketilmesi tavsiye edilir.

 

SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ
Yoğurt, peynir gibi sütten yapılan besinler; protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini (riboflavin) ve vitamin B12 içermektedir. Kalsiyumdan zengin olan süt ve süt ürünleri kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişiminde ve hücre çalışmasında önemli rol oynamaktadır. 

Kulağınıza küpe; 
- Yoğurt bekledikçe zamanla yeşil bir su salar. Bu yeşil su iyi bir vitamin B2 (riboflavin) kaynağıdır. Bu nedenle bu suyun atılmaması mümkünse yoğurta tekrar karıştırılması ve çorba yaparken içine eklenmesi yiyeceğin besin değerini arttırır. Sütlü tatlı yaparken yapılan yanlış bir yanlışta şekerin erken eklenmesidir. Şeker sütlü tatlının pişirilmesi esmasında eklendiği takdirde protein kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle şekeri sütlü tatlı pişirildikten sonra ocaktan alırken eklenmesi gerekmektedir. 

ET VE ET ÜRÜNLERİ 
Et, tavuk, balık gibi besinler iyi bir protein kaynağıdır. Protein hücrelerin yenilenmesi, kan yapımı, dokuların onarılması, sindirim, solunum sistemi gibi birçok görevlerin yerine getirilmesinde önemli rol oynar. Etlerin pişirilmesi oldukça önemlidir. Haşlama veya ızgara yöntemleri ette olan besin öğelerinin korunmasını sağlar. Kızartma mümkün olduğunca tercih edilmemesi gereken bir yöntemdir. Etler ızgara edilirken etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak, kömürleşme sağlamayacak şekilde ayarlanmalıdır.

Kulağınıza küpe;
- Güvenilir yerlerden satın alınmalı; hemen tüketilmeyecekse soğukta veya dondurucuda saklanmalıdır. 
- Derin dondurucudan çıkan etler mikrrodalga fırında veya buzdolabın altında bekletilerek çözünmesi sağlanmalıdır. Oda sıcaklığında bekleterek çözünme yapmayınız. 
- Derin dondurucudan çıkan etler pişirildikten sonra tekrar derin dondurucuya konulmamalıdır. 
- Etlerinizi satın alırken güvenilir yerden, veteriner kontrolünden geçmiş etler tercih edilmelidir. Kaçak kesilmiş etler hastalık etkenlerini taşıyabilir.

YUMURTA
Yumurta protein kalitesi oldukça yüksek bir besin maddesidir. Ayrıca yumurta iyi bir demir kaynağıdır. Özellikle bebek ve çocuk beslenmesinde önemli bir rol oynar.

Kulağınıza küpe; - Yumurta buzdolabında kapalı kutu içerisinde saklanmalıdır. Tüketileceği zaman yıkanmalıdır. 
- Yumurtanın kabuklarından kolayca bazı mikroorganizmalar geçebileceği için çiğ yumurta tüketilmemelidir. Ayrıca çok pişmiş yumurtada da besin değeri azalır. Eğer yumurta sarısı etrafında yeşil bir halka oluşuyor ise çok piştiği anlamına gelmektedir. 
- Yumurta iyi bir demir kaynağıdır. Çay ile birlikte tüketilmemesi tavsiye edilir. Zira çay içerisinde buluna tanin yumurtada bulunan demirin vücut tarafından kullanılmasını engeller. Özellikle çocuklarımızın kahvaltılarında çay yerine portakal suyu tercih edilmelidir. Zira portakal suyu içerisinde bulunan C Vitamini demirin vücutta kullanımını arttırır. 
- Çocuklarımızın her gün 1 tane yumurta yemesi tavsiye edilmektedir. 
- Satın alırken üzeri temiz, çatlağı ve kırığı olmayan yumurtalar seçilmelidir. 

KURU MEYVELER 
Kuru meyveler, yas meyvenin içerdikleri % 80-95 oranindaki suyun % 10 - 20 oranlarina düsürülmesi ile elde edilirler.

Kuru üzüm: İyi bir enerji kaynağıdır. Demir açısından zengindir. İyi bir antioksidan kaynağıdır. Yaşlanmaya karşı korur. Vücut direncin artmasını sağlar. 

Kuru kayısı: A vitamini ve potasyum bakımından zengindir. İçerdiği A vitamini sayesinde cilt sağlığı için önemli rol oynar, özellikle akne gibi cilt bozuklukların tedavisinde önemli rol oynar. Barsakların düzenli çalışmasını sağlayarak kabızlığı önler. Görme fonksiyonlarını güçlendirir.

Kuru erik: İyi bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Özellikle A, B, C ve E vitamini içerir. Kansere ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkisi vardır. İyi bir antioksidandır. Bağırsakları çalıştırarak kabızlığın giderilmesine destek olur. Ayrıca içerdiği zengin potasyum ve magnezyum sayesinde metabolizmayı hızlandırır. 

Kuru incir: İyi bir vitamin deposudur. Özellikle C ve E vitamini içerir. Yüksek orandaki kalsiyum ve fosfor içermesi nedeni ile kemik ve dişler üzerinde koruyucu etkisi vardır.

Kuru elma: İçerdiği zengin lif sayesinde bağırsakların düzenli çalışmasını destekler, kabızlığı önler.

Pestil: Dut pekmezi, süt, bal, ceviz, fındık ve undan oluşan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral maddelerini önemli ölçüde içeren bir gıda maddesidir. Özellikle demiz yönünden zengin olup, A, B, C ve E vitaminlerini içerir. Pestilin 100 gramında 293 kcal bulunur. Vücut doku ve hücrelerinin yenilenmesinde, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahiptir. Ayrıca iyi bir enerji kaynağıdır. 

Dut : Kalsiyum,demir, B1 B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. 

Kara dut : Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir. 

Hurma : İnsanoğlunun yetiştirdiği en eski bitki çeşitlerinden biridir. Hurmanın içerdiği demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin vücutta kullanılmasında etkin rol oynar.

İncir : İçerdiği yüksek oranlardaki vitamin ve mineral ile hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. 

Sindirimi kolaylaştırarak kabızlığı önler. Ayrıca iyi bir antioksidan özelliği nedeni ile vücut direncin artmasını sağlar. Yüksek orandaki kalsiyum ve fosfor içermesi nedeni ile kemik ve dişler üzerinde koruyucu etkisi vardır. 

ORGANİK GIDA

Kelime anlamı olarak organik, canlı bir şeyin parçası veya ondan meydana gelmiş bir şeyi anlatmak için kullanılır. Organik gıdalar, organik tarımın ürünü olup bitkisel ve hayvansal kökenlidir. Bu ürünlerin yetiştirilmesinde ve işlenmesinde hiçbir yapay ürün ve tarım ilacı kullanılmaz. 

Hormon ve diğer suni maddeler kullanılmadığı için sağlık açısından da daha doğal ve destekleyici özelliktedir.Bunun yanında diğer zararlı maddelerden yoksun olduğu için besleyici özelliği daha yoğundur. 

Ürünlerin organik olup olmadığının anlaşılmasındaki ilk kriter organik ürün sertifikasına sahipliğidir. Sertifikaya sahip olmanın anlamı, üretimin her aşamasının kontrollü bir şekilde yapıldığını belgelendirilmesidir. Sertifika, Tarım Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından verilir. Bu kuruluşlar finansal ve yönetim olarak bağımsızdırlar. Organik ürün üretimi ve organik tarım faaliyetine girmiş her firma ilk olarak kontrol ve sertifikasyonu almak için bu süreci başlatmak zorundadır. 

Organik ürün izni almak isteyen kuruluşlar Tarım Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlarca denetlenir. Öncelikle firmaya ait arazinin ve arazi çevresinin özellikleri göz önüne alınarak organik tarıma uygun olup olmadığı tespit edilir. Uygunluk kriterlerine sahip ise firma ile kuruluş arasında bir sözleşme ve denetleme prosedür süreci başlar. Organik ürün üretimi için gerekli olan tüm koşullara haiz olan şirketlere ise sertifika verilir.